
New York Times’ın Science dergisinde yayımlanan bir makaleye dayandırdığı “Marmara’da büyük deprem İstanbul’a doğru ilerliyor” iddiası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
A Haber’de konuşan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, söz konusu haberin bilimsel dayanağının olmadığını belirterek, Batı kaynaklı her çalışmanın sorgulanmadan kabul edilmesine karşı çıktı.
“7 büyüklüğünde deprem beklentisi gerçekçi değil”
Üşümezsoy, Marmara Denizi’nde 7 ve üzeri büyüklükte bir depremin beklendiği yönündeki iddiaların mevcut jeolojik verilerle örtüşmediğini vurguladı.
1999 Marmara Depremi’nden sonra bölgede beklenen ana kırılmanın gerçekleştiğini savunan Üşümezsoy, “Bundan sonra Marmara’da aynı ölçekte bir büyük deprem beklentisi yok” dedi.
Geçmişte yayımlanan bazı uluslararası çalışmalarda öne sürülen “doğudan batıya ilerleyen deprem zinciri” tezinin gerçekleşmediğini ifade eden Üşümezsoy, bu çalışmaların önemli bölümünün zamanla geçersiz kaldığını söyledi.
Üşümezsoy, Adalar fayı ve İznik Gölü çevresindeki fayların aktif olmadığına dikkat çekerek, Marmara’da büyük bir deprem senaryosunun bu faylar üzerinden kurulamayacağını belirtti.
Deprem tartışmalarında popülist ve korku odaklı yaklaşımların toplumu gereksiz paniğe sürüklediğini dile getiren Üşümezsoy, bilimsel veriler dışındaki senaryolara itibar edilmemesi gerektiğini söyledi.
Üşümezsoy, deprem gerçeğinin bilimsel temelde ele alınması gerektiğini vurgulayarak, kamuoyunun sansasyonel haberler yerine uzman görüşlerine odaklanmasının önemine dikkat çekti.
Kaynak : gzt.com
New York Times’ın Science dergisinde yayımlanan bir makaleye dayandırdığı “Marmara’da büyük deprem İstanbul’a doğru ilerliyor” iddiası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
A Haber’de konuşan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, söz konusu haberin bilimsel dayanağının olmadığını belirterek, Batı kaynaklı her çalışmanın sorgulanmadan kabul edilmesine karşı çıktı.
“7 büyüklüğünde deprem beklentisi gerçekçi değil”
Üşümezsoy, Marmara Denizi’nde 7 ve üzeri büyüklükte bir depremin beklendiği yönündeki iddiaların mevcut jeolojik verilerle örtüşmediğini vurguladı.
1999 Marmara Depremi’nden sonra bölgede beklenen ana kırılmanın gerçekleştiğini savunan Üşümezsoy, “Bundan sonra Marmara’da aynı ölçekte bir büyük deprem beklentisi yok” dedi.
Geçmişte yayımlanan bazı uluslararası çalışmalarda öne sürülen “doğudan batıya ilerleyen deprem zinciri” tezinin gerçekleşmediğini ifade eden Üşümezsoy, bu çalışmaların önemli bölümünün zamanla geçersiz kaldığını söyledi.
Üşümezsoy, Adalar fayı ve İznik Gölü çevresindeki fayların aktif olmadığına dikkat çekerek, Marmara’da büyük bir deprem senaryosunun bu faylar üzerinden kurulamayacağını belirtti.
Deprem tartışmalarında popülist ve korku odaklı yaklaşımların toplumu gereksiz paniğe sürüklediğini dile getiren Üşümezsoy, bilimsel veriler dışındaki senaryolara itibar edilmemesi gerektiğini söyledi.
Üşümezsoy, deprem gerçeğinin bilimsel temelde ele alınması gerektiğini vurgulayarak, kamuoyunun sansasyonel haberler yerine uzman görüşlerine odaklanmasının önemine dikkat çekti.
Kaynak : gzt.com